ANKARA İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ
           HIZLI MENÜ
 
ANASAYFA
ATATÜRK
HABERLER
BASINDA BİZ
DUYURULAR
TARIMSAL BİLGİLER
LİNKLER
RESİM GALERİSİ
BİLGİ EDİNME
ZİYARETCİ DEFTERİ
İLETİŞİM
           EVRAK ARAMA
 
           TAKVİM - SAAT
 

9 Eylül 2010 Perşembe
           DESTEKLEMELER
 
HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ
MAZOT GÜBRE DESTEĞİ

ARICILIK DESTEKLEMELERİ

YEM BİTKİLERİ DESTEKLEMELERİ
ELEKTRİK DESTEĞİ
           ANKET
 
GDO'lu gıdalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Üretimi ve tüketimi kesinlikle yasaklansın. (89 %)

GDO hakkında bilgim yok. (2 %)

Tüketilmesinde sakınca yok.. (7 %)

1322 - OY
( Sonuçlar )
           ULAŞIM
 

 
             CIFTCI EGITIM VE YAYIM SUBESI
 

HAVUÇ YETISTIRCILIGI
 

1. Ekonomik Önemi, Anavatani ve Yayilma Alanlari

Havuç ülkemizde belli alanlarda önemli miktarlarda üretilip tüketilen bir sebzedir. Ülkemizin havucun anavatani olusu bu bitkinin Anadolu insaninca çok eskiden beri iyi tanimasi ve degerlendirilmesine imkan vermistir. Nitekim 1998 yili istatistiklerine göre ülkemizde 240.000 ton havuç üretilmektedir. Bu üretim miktari havucun sebze üretimimiz içinde önemli bir yeri oldugunu ortaya koymaktadir.

Havuç üretiminin gelisimine bakildiginda en büyük üretimin Avrupa ülkelerinde oldugu görülmektedir. Ülkemizde havuç kislik bir sebze olarak algilanip üretilirken Dünya ülkelerinde havuç her mevsimde tüketilen bir sebzedir. Ayrica havuç ülkemizde tursu haricinde hiç konserve edilmezken Avrupa ülkelerinde konserve edilmis olarak büyük miktarlarda tüketilir.

Havuç üretimi dünya üzerinde genis alanlara yayilmistir. Üretimin çok büyük bir bölümü kuzey yari küresinde yogunlasmistir.

Bugün dünyada üretilen havuçlarin hemen tamamina yakin kismi portakal renkli olup, Hindistan’da kirmizi havuçlar üretilmektedir. Sürekli odun ve soymuk dokusunda maksimum karotenoid içeren çesitlerin seçimi yönünde bir gelisme vardir. Mor havuçlarin içermis oldugu renk maddelerinin konserve suyuna kötü bir görünüm kazandirmasi nedeniyle bu havuçlar sadece taze tüketim amaciyla üretilir olmustur.

Türkiye’de Önemli Havuç Bölgeleri

 1.Ankara (Beypazari) %35-40
 2. Konya (Eregli ve Çumra)
 3.  a) Akdeniz (Antalya, Mersin, Hatay)
      b) Ege (Izmir, Aydin, Manisa)
      c) Güney Marmara


   Havucun insan beslenmesinde de önemli bir yeri vardir.

Havucun Besin Degerleri

     % 87 Su
     % 13 kurumadde
     0.2 g yag
     1.09 g protein
     6.1 g KH
     A vitamini 8000 IU (6 mg/100 g karoten )
     B1, B2 vitaminleri,
     8-10 mg/100 g Ascorbik asit,
     Niacin,
     Ca, P, Fe

    Bol miktarda A vitamini barindiran Havuç B, C, D ve E vitaminleri açisindan da oldukça zengindir. Ayrica karoten, seker ve fosfor ihtiva eder. 100 gram havuçta 40 kalori bulunur. Havuçda bulunan Beta-Karotin  yaslikdan dolayi ileri gelen  görme zayifligindan koruyor. Bagirsaklari çalistirarak sindirime yardimci olur. Idrar ve gaz söktürücü özellige sahiptir. Vücuttaki zararli maddeleri uzaklastirmaya yardimci olarak kani temizler.  Havuç, kalp hastaliklari ve damar sertligine faydalidir. Kalp krizi ve felç geçirme  riskini azaltir.  Kansere karsi etkili oldugu gibi cildin kurumasini da engelliyor ve bagisiklik sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bagisiklik sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdigi bu maddenin cildin kurumasini engelleyen A vitaminine dönüsebilmesi

     

    . Morfolojik Özellikleri

    2.1. Kök


    Havuçlarin çok büyük bir bölümünde yenen kismin tamami kazik kökten, bazi çesitlerde sadece hipokotilden bazi çesitlerde ise yenen kismin bir parçasi kazik kökte, bir kismi da hipokotilden olusmaktadir.

    Havuçun sekli çesitlere göre büyük degisiklik gösterir. Bu nedenle havuçta kök, kök özelligi, kökün gelismesi ile ilgili devreler ve devrelerdeki çevre faktörleri üretimde olaganüstü önem tasir. Havuç herhangi bir sekilde zarar görmedigi ve toprak sartlari uygun oldugu zaman 70-80 cm kadar derinlere gidebilen bir kazik kök yapisina sahip olmakla birlikte bazi havuç çesitlerinde 40-50 cm gibi derinliklerde kalir.

    Havusta tohum çimlenmesinden sonra kök gelismeye baslar. Kök baslangiçta sürekli olarak boyuna büyür. Enine gelisme belli belirsiz denecek kadar az olur. Iste havucun bu gelisme dönemine birinci gelisme dönemi denir. Bu dönemde havucun gelismesine herhangi bir sekilde çevre faktörü olumsuz bir etki yapacak olursa kökün kisa kalmasina ve egri gelismesine neden olur. Tasli topraklarda havuç yetistirilirse bu devrede kök tasi dolasarak yanlardan uygun buldugu bir taraftan büyür. Bu egri büyüme kök gelismesi devam ettikçe daha belirginleserek havuç hasadina kadar devam eder. Birinci gelisme döneminde meydana gelecek kuraklik havuç boyunun kisa kalmasina neden olur. Ister birinci ister ikinci gelisme döneminde meydana gelen olumsuz iklim faktörleri çesidin kök gelismesine ve havuç sekline etkili olarak çesidin gerçek özelliklerini ortaya koymamasina neden olur. Bu nedenle çesitlerin karsilastirilmasi ve islah çalismalarinda çalismanin yapildigi yillarin çevre faktörlerinin degerlendirmede birinci derecede rol oynadigini, olumsuz etkilerin yanlis degerlendirmelere yol açacagini dikkate almak gerekir. Özellikle çevre faktörlerinin olumsuz etkilerinin belirgin oldugu yillarda tohum firmalari ile üreticiler arasinda büyük anlasmazliklarin oldugu görülür.

    Ikinci kök gelismesi döneminde kök artik depo organi gelismeye baslar. Boyuna gelisme hemen hemen tamamen durmus olup kök hizli bir enine gelisme gösterir. Bu dönemde meydana gelecek düsük sicakliklar, yetersiz güneslenme ve besin maddesi eksiklikleri havuçta yenen kismin ince kalmasina karotenoidlerce fakir olmasina, renginin sari renge dogru kaymasina neden olur. Havuç çesidi kendi havuç özelliklerini kazanamaz. Havuç üzerinde olusan yan köklerin fazlaligi kaliteyi düsürür, yikamayi zorlastirir. Havucun silindirik yapisini bozar. Havuç kökünün çatallasmasi da istenmez. Aslinda yan kökler havuçtan fazla uzaklastirilmadan büyümelerini dikine yaparlar.

    Havuçta yenen kisim iki dokudan olusur. Bunlardan birincisi havucun dis kisminda yer alan üzerinde yan saçak kökleri tasiyan soymuk doku, ikincisi ise havucun iç kisminda yer alan odun dokusudur. Soymuk doku daha çok renk maddesi ve vitamin içerir ve daha gevrek yapidadir. Yan kökler bu dokunun içinden disariya çikarlar. Bu dokunun havucu olusturan dokular içinden fazla miktarda olmasi yönünde çalisilir.

    Odun dokusu ise daha az renk maddesi içerir, daha açik renklidir. Daha sertlik, yeme esnasinda zorluk yaratir, pisme sonrasinda soymuk doku içinde farkli rengi ile dikkati çeker. Odun dokularda renk maddeleri birikimine az olur.

    2.2. Gövde

    Havuç gövdesi havucun hemen üst kisminda olusan bir rozet yapisindaki yapraklarin orta kismindan 2. Yilda gelisir. Çeside, bakim ve iklim sartlarina bagli olarak 150-160 cm’ye kadar boy alir ve gövdenin ucu bir çiçek semsiyesi ile son bulur. Gövde üzerinde asagidan yukariya dogru biraz küçülerek devam eden yapraklar yer alir. Yaprak koltuklarindan birincil, bunun üstünden ikincil, ikincillerin üstünden de üçüncül yapraklar ve çiçek demetleri olusur.

    Gövde yan dallarin uç kismindan bir semsiye ile son buluir. Gövde boyuna çizgili ve tüylüdür. Tipik havuç kokusu tasir. Bitkinin gövdesi dayanikli yapidadir. Destege gerek kalmadan çiçek semsiyelerine ve tohumlarini rahatlikla tasir.

    2.3. Yaprak


    Havuç çok bol miktarda yaprak meydana getiren bir bitkidir. Vegetatif kaldigi 1. Yilda çok yogun yaprak meydana getirir. Yapraklari 40-50 cm kadar boy alir. Bitki ikinci yilda gövdesi üzerinde bol miktarda yaprak meydana getirir.

    Yapraklar bilesik yaprak olup ince igne seklindedir. Yapraklar genelde tüylü ve üst kisimlari parlaktir. Yaprak saplarida tüylüdür. Yaprak rengi açik yesilden koyu yesile kadar degisir. Hatta mum tabakasi tasiyanlarda gri yesil renkte olabilir.

    Geç gelisen yüksek verimli çesitlerde yaprak miktari erkenci çesitlere göre daha fazladir.

    2.4. Çiçek

     Havuç bitkisi ikinci yilda çiçeklenme gösterir. Çiçekleri semsiye seklindedir. Ilk çiçeklenme bitkinin en üst kismindaki ana semsiyede baslar. Semsiyeler birincil-ikincil-üçüncül ve dördüncül olmak üzere gruplar haline olusurlar. Bu olusum sirasina göre büyüklük kazanirlar. En iri semsiye birincil semsiyedir. Daha sonraki gruplarda semsiye küçülür. Semsiyelerde çiçeklenme meyve baglama ve tohum olgunlastirmada bu siraya göre olusur. Her semsiye distan içeriye dogru dizilmis yüzlerce çiçek sapini ve çiçegi tasir. Baslangiçta bir kadeh gibi uç kismi kapaliu olan bu semsiye çiçekler olgunlasinca açilmaya baslar. Çiçeklerin tamaminin açilmasi safhasinda baslangiçta yere dik olan çiçek saplari yere paralel bir hal alir. Yere paralel hal alan çiçek saplari üzerindeki çiçeklerde beyaz renkli yaç yapraklar açarlar. Çiçekte 5 adet taç yaprak bulunur. Bu taç yapraklar genellikle beyaz renkte olmakla birlikte bazi çesitlerde semsiyenin iç kisminda ter alan taç yapraklar açik mor renkte olabilmektedir.

    Çiçekler erselik yapida olmakla birlikte ayni semsiye üzerinde iç kisimlarda yeralan çiçeklerden önemli bir bölümünün sadece erkek organlari gelismistir. Distan içe dogru sadece erkek organi gelisen çiçeklerin yüzde orani artmaktadir. Bir bitki üzerinde sadece disi organli sadece erkek organli veya erselik çiçeklere rastlanabilmektedir.

    Döllenme pek çok böcegin ve sineklerin yardimi ile olur. Çiçeklerde yüksek oranda protandri görülür. Tepecik reseptif hale gelinceye kadar bütün polen tozu keseleri patlayarak tozlarini dökmüs olurlar. Havuçta kendine kisirlik tespit edilmemistir. Bir bitkinin farkli çiçekleri birbirini kolayca döller ve tohum elde edilebilir. Izolasyon mesafesi en az 500 m olarak verilmelidir.

    3. Tohum ve çimlenme özellikleri

    Meyve iki parçali bir yapidadir. Bu iki parça tohumun olgunlasmasi fazinda birbirinden orta kimi açilarak ayrilirlar. Uç kismlari ise halen bitisik durumdadir. Meyve yapragi tohumun üzerinde yer alir ve tohum bir zar tarafindan sarilir. Tohumlarin üzeri boyuna çizgilidir ve bu belirgin çikintilar üzerinde tohumlarin birbirine yumak seklinde sarilmasina neden olan tüyler tasirlar. Tohumlarin uç kisimlarindaki tüyler daha uzundur ve tüylerin uç kisimlarinda birbirine yapisip yumak yapmayi kolaylastiracak sekilde çengellidir. Tohumlar 2-4 mm uzunlugunda ve 1-1.5 mm enindedir. Tohumlarda irilik ilk semsiyeden diger semsiye gruplarina dogru küçülmektedir. 500-800 adet tüyü alinmis tohum 1 gr gelir. Tohumlar iyi muhafaza edilirse çimlenme gücünü 3-4 yil korurlar. Tüyler tohum agirliginin %20-30 kadarini olusturur. Tüyleri ovulmamis tohumlarin ekimi büyük problemler yaratir. Zira tüylü tohumlar birbirine yapisarak bitkilerin ekim sikliklari bitki gelismesi ve kaliteli ürün elde etmede olumsuz rol oynar. Hasat edilen tohumlar hemen ekilebilirler. Tohumlar dinlenmeye ihtiyaç duymadan çimlenirler.

    4. Yetistirilme istekleri

    4.1. Iklim istegi

    Havuç bir serin iklim sebzesidir. Özellikle çimlenme ve sonrasindaki erken dönemde soguklara karsi dayanikli olmasi nedeniyle serin bölgelerimizde erken ilkbahar aylarinda iliman bölgelerimizde ise kis aylarinda rahatça yetistirilebilmektedir. Havuç yetistiriciliginde yagis ve nem çok olumlu etki yaparsa da sürekli yapis üretimi zora sokar, verim azalmasina neden olur. Havuç bir uzun gün bitkisidir.

    Optimum sicaklik istegi 16-18°C' dir. Minimum sicaklik istegi 9°C, Maximum sicaklikistegi ise 28°C dir. -5 ile -7°C'leri arasinda donma baslar.

    Sicaklik havuçta renk olusumuna olumlu etki yapar. Soguk ve yagisli geçen üretim sezonlarinda açik renk havuç elde edilir. 10-15 °C’lik sicakliklarda olusan renk tatmin edici bir havuç rengi olmaz. Sicaklik kök olusumuna dogrudan etkili olup yüksek sicakliklarda havuç boyukisa kalir. Düsük sicakliklarda ise havuç boyu çesit özelligini gösterse de bu defa renk ve havucun çapi kötü yönde gelisir. Daha uzun ve açik renkli havuçlar meydana gelir. Fazla yagis havuçta olumsuz etki yapar. Fakat nemin olumlu biretksis vardir. Toprak rutubeti de havuç gelismesine etki ederse de etkisi sicakligin etkisi kadar olmaz. Özellikle kuraklikta yüksek sicaklik ve rutubetle düsük sicaklik birlesirse havuç üretimimi olumsuz yönde etiler. En iyi gelisme 20°C civarindaki sicakliklarda olur. Sicak bölgelerde yapilan ilkbahar üretiminde bitkilerin önemli bir bölümünün yeterli büyüklükte havuç olusturmadan generatif faza geçerek çiçeklendigi görülür.


    4.2. Toprak istegi

    Iklim istekleri açisindan seçici olan havuç toprak istekleri bakimindan da seçici bir bitkidir. Havuç üretiminin basarisinda toprak yapisinin önemli bir etkisi vardir. Topragin yapisi topragin derinligi toprakta köklerde zarar yapan zararlilardan bulunup bulunmadigi basariyi etkiler. Hafif bünyeli topraklarda havuç üretimi uygun besleme ve bakim sartlarinda çok iyi sonuç verir. Böyle topraklarda kültürel islemler çok kolay ve ekonomik oldugu gibi elde edilen üründe yüksek kaliteye ulasilir. Havuç derin bünyeli, serin, besin maddelerince zengin iyi islenmis toprak ister. Imparator grubu havuçlar derin bünyeli, killi kumlu topraklarda basariyla üretilirler. Uygun çevre kosullarinda killi topraklarda üretilen havuçlarda yüksek verime ulasilabilmektedir. Ancak killi topraklarda üretilen havuçlarda yikama önemli zorluklar çikarir. Bu nedenle bu topraklarda yetistirilen havuçlar konserve endüstrisinde kullanilir.

    Taze olarak degerlendirilecek olan sofralik havuç üretimi ve erkenci havuç üretimi için hafifi karakterli topraklar tercih edilmelidir.

    Toprak pH’si havuç yetistiriciligi açisindan önem tasir. Havuç yüksek asitlige karsi hassastir. pH 6-6.5 arasinda deger tasiyan topraklar havuç yetistiriciligi için ideal topraklardir. Toprak pH’si 5’in altinda olmamalidir.

    5. Yetistirilme Sekli

    5.1. Toprak hazirligi ve ekim

    Havuç yetistirilmesinde toprak özelliklerinin basariyi etkileyen en önemli faktörlerden birisi olmasi nedeniyle yetistirme yapacagimiz tarlayi çok iyi incelemeli ve havuç yetistirmeye uygun oldugunu tespit etmeliyiz. Agi killi topraklardan toprak zararlilarinca bulasik topraklardan özellikle de nematod ve tel kurdu bulasik topraklardan mutlaka kaçinilmalidir. Böyle topraklarda havuç üretimi son derece yanlis olur.

    Havuç tohumlarinin geç çimlenmeleri nedeniyle yabanci otlar hizla geliserek yeni çimlenmekte olan havuç bitkilerinin gelismesini yavaslatir ve üzerini örterler. Bu nedenle seyreltme ve çapalama islemleri de zorlasir. Tarla seçiminde yabanci ot faktörüde çok büyük önem tasir.

     Bütün bu hususlar dikkate alinarak havuç ekilecek topragin çok iyi islenerek ekime hazirlanmasi gerekir. Havuç tohumlarinin küçük olusu, geç çimlenmesi gibi özellikleri nedeniyle toprak inceltilerek tohumun toprakla temasinin tam olmasi saglanmalidir. 

     
    Resim: Önceden hazirlanmis topraga mibzerle tohum ekimi

      Ekim dikkatli bir sekilde hazirlanarak inceltilen topraga mibzerle yapilmalidir. Ekim derinligi 2.5-3 cm olmali bir dekar alana 600-800 gr tohum atilmalidir. Ekilecek tohum miktari sira arasi mesafesi olarak 25-30-40 cm’lik araliklar verilir. Sira üzeri seyreltme mesafesi ise 5-12 cm arasinda degisir. Havuç tohumunun 10 °C’nin üzerindeki sicakliklarda çimlendigini görüyoruz. Toprak sicakligi bu seviyenin altinda ise tohum çimlenmez çimlenme süresi yeterli sicaklik olusuncaya kadar uzar. Havuç ekiminden sonra meydana gelerek kaymak baglama da çimlenmeyi önemli ölçüde kötü yönde etkiler. Havuç tohumu zarar görmeden uzun süre toprakta kalabilir ve sartlar uygun olunca çimlenir. Bu uzun çimlenme süresi içinde yogun yabanci ot gelismesi olur. Yabanci ot çimlenme ve gelismenin önüne geçmek için ekim sonrasinda çimlenme öncesi yabanci ot ilaci kullanmak basariyi arttirir.

    5.2. Bakim isleri

    Çimlenme tamamlandiktan ve bitkiler 2-3 hakiki yaprakli olduktan sonra sira üzerinde seyreltme yapilir. Çesit özelligine bagli olarak sira üzeri mesafeleri ayarlanir. Ancak bu seyreltme döneminde tarlada alikonulacak bitkilerin köklerinin zarar görmemesine özen gösterilmelidir.

    Seyreltme isçiligi önemli bir maliyet yükler. Bunun önlenmesi için ekimin pnömatik mibzerle, seyreltme sikliginda ve çimlenme güvü yüksek tohumla yapilmasi gerekir.

    Seyreltme isleminden sonraki bakim isleri kaba otlarin elle alinmasi düzenli sulama ve mücadele islerinden olusur.

     


    5.3. Gübreleme

    Kislik ve geççi havuç çesitlerde uzun bir süre büyüme ve gelisme devam ettigi için  gübrelemeye çok dikkat etmek gerekir.Küçük, yazlik ve erkenci çesitlerde gübreleme daha kolaydir. 
    Havuç yetistiriciliginde azot yaninda potasyum da büyük önem tasir. Bu iki besin elementi verim ve kaliteyi önemli ölçüde etkiler. Bitki nitrat formunda azotu tercih eder.
    Potasyum ise havuçta seker oranini ve depolanma gücünü arttirir. Havuç özellikle çimlenme ve gençlik döneminde tuza karsi son derece hassastir. Ekimle birlikte gübre verme bu nedenle yanlis olur. Böyle bir uygulama çimlenme aksakliklarina yol açar. Siralarda bosluklar olusur. Havuç yetistiriciliginde organik gübreler tercih edilmeli, erken dönem de yogun inorganik gübreden kaçinilmalidir. Yalniz havuç taze agir gübresinden hoslanmaz. Taze gübre havucun renginin bozulmasina ve mavi kirmizi bir renk almasina neden olur. Ayrica erken çiçeklenmeye neden oldugu söylenir. Toprakta tav nedeniyle gübreleme ekimden bir hafta evveline kadar yapilmamissa gübre vermeden ekim yapip çimlenme tamamlanip bitkiler 2-3 yaprakli olduklarinda gübreleme yapmak daha dogru olur. Dekara 8-10 kg saf azot, 8-9 kg fosfor ve 12-16 kg potasyumlu gübre hesaplanarak ekimden en az iki hafta önce topragin 10-15 cm derinligine karistirilmalidir. Azotun yarisi ekim öncesinde diger yarisi da bitkiler 3-4 hakiki yaprakli olduklarinda uygulanirsa yikanma yoluyla kayip azalir.

    5.4. Sulama

    Düzenli sulama havuçta kök gelisiminin primer ve sekonder de çok önemlidir. Primer dönemdeki susuzluk havuç boyunun kisa kalmasina, sekonder dönemdeki susuzluk havucun yeterli ölçüde kalinlasmamasina ve ayrica düzensiz sulama isse havucun çatlayarak pazarlanamaz hale gelmesine neden olur. Bu nedenle havuç yetistiriciliginde sulama basariyi en çok etkileyen faktörlerden birisidir. Havuç için yagmurlama veya damlama sulama tercih edilmelidir.


    5.5. Tarimsal Savasim


    Havuçlarda zarar yapan hastaliklari Botrytis, Rhizoctonia ve havuç mildiyösü (Plasmopora) olarak verebiliriz. Havuç yetistiriciliginde karsilasilan önemli zararlilar ise Havuç sinegi, Nematodlar ve köstebeklerdir. Yetistiricilikte bu zararlilara karsi mutlaka önlem almak gerekir.

    Havuç yetistiriciliginde münavebe de büyük önem tasir. 

     Uygun ön bitkiler   Liliaceae(Zambakgiller) familyasi, Alliaceae(Sogangiller) familyasi, domates, marul, hindiba

    Kaçinilacak ön bitkiler    Apiaceae(Maydanozgiller)’nin tüm türleri, Brassicaceae familyasi, fasulye, tahillar

    6. Olgunluk, Hasat ve Depolama

    Havuçlarda olgunluk havucun çesit özelliklerini kazandigi tarihten itibaren baslar ve hasat birkaç hafta sürebilir. Daha erken dönemde hasat edilen havuçlar ciliz kalirlar, renkleri açik olur ve düsük düzeyde seker içerdikleri için yeterince tatli olmazlar. Çig olarak degerlendirilen sofralik havuçlarda hasat bu nedenle olgunlasma tamamlanmadan yapilmamalidir. Ancak pazarda bosluk varsa bunu doldurmak amaciyla havuçlar olgunlasmasini tamamlamadan da hasat edilebilir. Havuçlarda olgunlasma süresi çeside göre degisir, erkenci çesitlerde 8-10 hafta, Nantes gibi orta çesitlerde 12 hafta, geç çesitlerde 16-18 haftada hasat olgunluguna ulasilir.


    Hasat, yetistirilen çeside, yetistirme alaninin genisligine ve pazarlanacak havucun miktarina göre elle veya makineyle yapilir. Sofralik havuçlar birkaç adedi bir demet yapilarak yapraklari ile veya söküldükten sonra yapraklari kesilerek torbalar içerisinde pazarlanirlar. Söküldükten sonra uzun süre kapali kaplar içinde muhafaza edilen havuçlarda açilasma görülür. Bu nedenle uzun süreli muhafaza zorunlu ise havuçlarin temizlenerek dere kumu içinde serin bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir.

     



    Muhafaza sicakliklari sifirin üzerindeki 3-50C’lik sicakliklardir. Söküldükten sonra muhafaza edilmesi düsünülen havuçlarda hasatin tam olgunlasama gerçeklestikten sonra yapilmasi ve hasat sirasinda havuçlarin yaralanmamasina özen gösterilmesi gerekir.

      

     
    Resimler:Havuclar yikandiktan sonra seçilerek posetlere doldurulur ve pazara hazir hale getirilir.


    7. Verim

    Havuç yetistiriciliginde verim çeside, ekim sikligina ve hasat zamanina göre degisir. Orta erkenci çesitlerde dekara verim 2.5-5 ton, geçci çesitlerde ise 3-4 ton arasinda degisir. Çok basarili yetistirmelerde bu degerler her iki grupta da 1 ton daha yüksek olabilir.

    8. Tohum Üretimi

    Ülkemiz havuç tohumu üretimi için son derece elverisli ekolojik sartlara sahip olan ender ülkelerden birisidir. Ülkemizin bu avantajlarini kullanarak dünyada havuç tohumu üretiminde söz sahibi ülkelerden birisi olabiliriz.

    Standart çesitlerde tohum üretimi için önce pazarlanabilir özelliklere sahip havuçlar üretilir. Bunlar içersinden çesit özelliklerini tasimayanlar seçilip ayrilir. Digerleri kisi hafif d geçen yerlerde hemen tohumluk parseline 70-80cm sira arasi, 30 cm sira üzeri mesafelerde havuçlarin üst kisminda 2-3 cm’ lik yaprak sapi kalacak sekilde tras edildikten sonra toprak yüzeyine 2-3 cm kalacak derinlikte dikilirler. Ilkbaharda gelisen havuç baslangiçta yaprak, daha sonrada gövde ve çiçek özelliklerinde anlatildigi sekilde gövde ve çiçek demetlerini gelistirerek tohumlarini olgunlastirir. Havuç tohumu üretiminde potasyumlu gübreler basariyi arttirir. Havuçlarda çiçek semsiyeleri kademeli olarak meydana geldigi gibi tohumlarin meydana gelmesi ve olgunlasmasida kademeli olarak olur. Bu sebeple hasadin tohumlarini olgunlastiran semsiyelerin hasadi seklinde kademeli olarak yapilmasi gerekir. 8-10 cm uzunluktaki sapi ile hasat edilen semsiyeler gölge havadar bir yerde kurutularak harmanlanir. Bir dekar alandan 80-100 kg arasinda tohum alindigi belirtilmektedir. Tarafimizdan yapilan çalismalarda ise Manisa-Muradiye sartlarinda Nantes grubu havuçlarda 1 dekar alandan 130 kg tohum elde edilmistir. Bu degerler havi alinmamis tohumu ifade etmektedir. Havuçlarda ilk çiçeklerle ondan sonra meydana gelen çiçek gruplarindan olusan tohumlarin iriliklerinin farkli olusu nedeniyle bu tohumlar kalibrasyona tabi tutulmadan eklenirlerse çimlenme farkliliklari olusur. Bu durum üretimde basarisizliklara yol açar. Iste bu sebeple hasat edilen tohumlarin hasattan sonra havlari alinmali ve mutlaka kalibrasyona tabi tutularak belli irilikteki tohumlarin bir grup olusturmasi saglanmalidir.

    Kaynaklar:
    Kültür Sebzeleri (Prof. Dr Hüsseyin Vural)
    Prof. Dr. Kazim Abak Ders
    Notlar

 

 

ANKARA İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ
           DUYURULAR
 


 
AGROTEC 2010 14. ULUSLARARASI TARIM VE TARIM TEKNOLOJİLERİ FUARI 21-24 EKİM 2010 TARİHLERİ ARASINDA ALTINPARKTA YAPILACAKTIR

 
PATATES SİĞİLİ HAKKINDA TEBLİĞ (13 Ağustos 2010 - 27671 / TEBLİĞ NO:2010/39)

 
2010 YILI SONBAHAR ŞAP AŞILAMASI KAMPANYASI BAŞLADI

 
2010 YILI HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ KAPSAMINDA DESTEKLEMELERDEN YARARLANACAK OLAN YETİŞTİRİCİLERİMİZ

 
TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK SINAVI 24 EKİM 2010 TARİHİNDE UTEM'DE YAPILACAKTIR.

 
T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Yayımlandı

 
TARIMSAL ÜRETİME DAİR DÜŞÜK FAİZLİ YATIRIM VE İŞLETME KREDİSİ KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILDI

 
DOLU, SEL VE AŞIRI YAĞIŞ NEDENİYLE ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERİMİZE DUYURULUR

 

 
Bursa 8.Tarım, Tohumculuk, Fidancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı 6-10 Ekim 2010 Tarihleri Arasında Açılıyor

 
25 EYLÜL 2010 TARİHLİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ BAYİLİK/TOPTANCILIK SINAVI DUYURUSU (Duyuru No:5 - 14.07.2010)

 
İl ve İlçe Müdürlükleri Personelinin Dikkatine!!

 
Memur Giyim Yardımları

 
Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmeti desteğinden yararlanmak isteyen çiftçilerin/tarımsal işletmelerin dikkatine!!!

 
MAKİNE VE EKİPMAN ALIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI 2010/5 NOLU TEBLİĞ KAPSAMINDA HİBE SÖZLEŞMESİ İMZALAMAYA ASİL OLARAK HAK KAZANAN YATIRIMCILARIN LİSTESİ

 
YAYÇEP FİLMLERİ TOPRAK TV’DE

 
2010 YEM BİTKİLERİ DESTEKLEMELERİ BAŞVURULARI ALINMAYA BAŞLADI

 
MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ DESTEKLEME ÖDEMESİ UYGULAMALARI HAKKINDA

 
KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE MAKİNE VE EKİPMAN ALIMLARININ DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ

 
BİYOLOJİK MÜCADELE AMAÇLI AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI FİDAN TAHSİS CETVELLERİ İLE İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNCE HAZIRLANACAK DAĞITIM BİLGİLERİ FORMU

 
***YENİ*** 25 EYLÜL 2010 TARİHLİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ BAYİLİK/TOPTANCILIK SINAVI DUYURUSU (Duyuru No:4 - 03.05.2010)

 
TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİNE GÖRE 2010 YILI ÜRÜNLERİ FARK ÖDEMESİ DESTEĞİNE DAİR KARAR

 
TARIM SİGORTALARI 2010 YILI UYGULAMALARI YAYINLANDI

 
***YENİ***YENİ***YENİ***YENİ***ANKARA IL TARIM MÜDÜRLÜGÜ HIZMET STANDARTLARI TABLOSU
          HİZMET STANDARTLARI
 

ANKARA IL TARIM MÜDÜRLÜGÜ HIZMET STANDARTLARI TABLOSU

           HIZLI MENÜ
 





           ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
 

    Aktif : 8  
    Bugün : 637  
    Toplam :
1597229
    IP'iniz :
10.0.0.1  
   Sitemizi
Ziyaretiniz...

           YAKINLAŞTIR
 
 Sayfayı yakınlaştırmak istermisiniz?

% 100 %125
%150  %200
% 250
%300

ANKARA İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ
Tasarım : Mehmet Yücel